AKŞEN FINDIK SATIŞ VE PAZARLAMA

FINDIK BiZDEN SORULUR

FINDIĞIN ÜRETİM VE PAZARLAMA AŞAMASINDAKİ SORUNLARI

Yazan: findik28 Nisan 29, 2008

 

Dr. Haydar KURT

Fındık Araştırma Enstitüsü

 2004

Fındığın Doğu Karadeniz Ekonomisindeki Yeri

Fındık-Hopa-Terme arasında yer alan ve sahil kesiminden 1000 m. yüksekliğine kadar ulaşan “Eski üretim bölgesinin, yüzyıllar boyu en önemli tarımsal dolayısıyla ekonomik üretim dalını oluşturmaktadır. Fındık bu bölge için bugünde en önemli hatta alternatifsiz tek üründür.  Doğu Karadeniz bölgesi ekonomik yönden incelendiğinde bir tarım bölgesi olup Trabzon, Giresun ve Ordu Ekonomisinde en büyük pay fındığa aittir

Fındığın Türkiye Ekonomisi içerisindeki yeri ve Önemi

Fındık ülkemizin tarımsal üretimi ve ekonomisi içerisinde önemli bir yeri olan, geleneksel ihraç ürünlerimizden birisidir. Ülkemiz dünya fındık üretim sahalarının yaklaşık % 80’nine üretiminin ise % 75’nine sahiptir. Fındık tek kuruşluk ithal girdisi  olmaksızın milli ekonominize her yıl ortalama 750.000.000 $ lık bir döviz girdisi  sağlamakta ve 4.500.000 insanımızın tek geçim kaynağını oluşturmaktadır.

 

Bölgenin sosyo ekonomik durumu tamamen fındığa bağlı olduğundan bu bölgede ekonomi adeta fındığa endekslenmiştir. Bütün sosyal aktiviteler ve piyasaların canlanması fındığın pazara indiği Eylül ve sonrasına ayarlanmıştır.

Tarımsal üretim ve işleme sanayi ile bölge insanının tek istihdam ve geçim kaynağı olan fındığın sorunlarının gün geçtikçe katlanarak artması ve tek başına   geçim kaynağı olmaktan çıkması, bölge insanını daha geniş iş sahalarının bulunduğu büyük şehirlere göç etmeye hatta denizaşırı ülkelerde iş aramaya zorlamıştır.

Fındığın Temel problemleri

Fındığın Üretim Aşamasındaki Problemleri

Mevcut Yasaların Uygulanmamasından Kaynaklanan Problemler

Fındığın Pazarlama aşamasındaki problemleri

Bahçelerin Yaşlı Olmasından Kaynaklanan Verim Düşüklükleri

Doğu Karadeniz Bölgesinde fındık üretiminin yapıldığı yaklaşık 350.000 hektarlık olanın en az 150.000 hektarını ekonomik ömrünü tamamlamış, verimsiz, kim tarafından ve nasıl dikildiği bilinmeyen alanlar oluşturmaktadır.. Ekonomik ömrünü tamamlamış  olan bu bahçeler kötü bakım şartları ve  çeşit özelliklerinden dolayı yüksek oranda periyodisite eğilimi göstermektedirler. Bu durum yıldan yıla verimde dalgalanmalara neden olmaktadır.

    Arazi ve Toprak Yapısından   kaynaklanan verim düşüklüğü

Fındık dikim alanları genellikle   yüksek eğim ve çok sığ topraklı olması nedeni ile yeterli kültürel uygulamalara imkan tanımamaktadır. Toprak derinliği az ve eğimin yüksek olduğu  bahçelerde uzun yıllardan beri fındık tarımının yapılmış olması, topraktan kaldırılan bitki besin elementlerinin toprağa yeterince verilmemesinden ve toprak  yorgunluğundan kaynaklanan verim düşüklükleri görülmektedir.   Öncelikle bu tip plantasyonların tespiti yapılmalı fındığın bitkisel özellikleri ve toprak istekleri de dikkate alınarak bir program dahilinde mutlaka verimli ve kaliteli çeşitlerle yeniden tesis edilmelidir.  Toprak işleme ve kültürel uygulamaların zor olduğu,  yüksek eğimli ve sığ topraklı alanlarda  dikim için cep teraslar oluşturulmalıdır.

  Bakım ve Gübrelemeden  Kaynaklanan Verim Düşüklüğü

           Üreticilerimizin fındık yetiştiriciliği konusundaki bilgileri eksik ve fındık bahçelerindeki bakım çalışmaları yetersizdir. Fındık birim alandan fazla miktarda NPK kaldırmaktadır. Her  3 yılda bir toprak ve yaprak analizleri yaptırılarak bu analiz sonuçlarına göre yeterli miktar ve çeşitte gübre tekniğine uygun bir şekilde ocak taç iz düşümüne verilmelidir. Toprak analizleri yapılmadan tek yönlü olarak verilen N ‘lu gübreler bitkide vegetatif gelişmeyi teşvik ederek verimi ve meyvede kabuk kalınlığını arttırarak randımanı düşürmektedir. Fındıkta generatif faaliyet kış aylarına denk geldiğinden iyi bir ürün için bitkinin kışa sağlıklı ve dengeli bir şekilde girmesini, olumsuz kış şartlarından etkilenmesini minimuma indirmek ve generatif faaliyeti artırmak için dengeli bir şekilde kışlık ( Fosfor ve Potasyum lu ) gübre uygulaması yapılmalıdır.

Tozlanma ve Döllenme Noksanlığından Kaynaklanan Verim Düşüklüğü

Fındıkta  iyi bir verim için bahçede mutlaka tozlayıcı çeşitlere yer verilmelidir. Fındık iki evcikli bir meyve türüdür.   erkek ve dişi çiçekler aynı bitki üzerinde fakat ayrı yerlerde bulunur. Türk fındık çeşitlerinin dişi çiçekleri, kendi çiçek tozlarıyla gereği gibi tozlanıp ekonomik anlamda yeterli meyve bağlayamazlar. Bu nedenle yabancı tozlanmaya ihtiyaç vardır. Bahçe içinde ana çeşitler ile birlikte bir  veya iki tozlayıcı çeşidin bulunması zorunludur. Tozlayıcı çeşitlerin ana çeşitlere oranı en az 1/10 olmalıdır. Tozlayıcı çeşitler ana çeşitle eşeysel bakımdan iyi uyuşan yüksek oranda meyve tutumu sağlayan bol ve kaliteli çiçek tozu oluşturabilen çeşitler olmalıdır. Tozlayıcı çeşitlerle ana çeşidin meyveleri mutlaka aynı şekil grubundan olmalı ve çiçek açma zamanları birbirine denk gelmelidir.

Fındık Çeşitleri İçin Önerilen Tozlayıcı Çeşitler

Ana çeşit                                            Tozlayıcı  (Baba)   çeşitler

Tombul (Giresun yağlısı,Yağlı fın.)    Palaz, Çakıldak, Foşa, mincane, karafındık.

Palaz                                                 kalınkara, Tombul, Mincane, Foşa, Uzunmusa.

Çakıldak (Delisava)                           Tombul,Palaz, Foşa.Mincane.

Foşa (Yomra,Boyhane)                     Tombul, Palaz, Mincane, Kalınkara

Mincane(Sıra fındık,Sarı yağlı)         Tombul, Palaz, Foşa, Kalınkara

Karafındık (Karayağlı)                       Tombul, Mincane, Foşa, Kalınkara

Uzunmusa (Oskara yağlısı)              Palaz, Mincane, tombul, Kalınkara

Kalınkara                                           Çakıldak, Tombul, Palaz, Mincane, Foşa.

Sivri                                                   Palaz, İncekara, Tombul, Foşa.

Budama Yetersizliğinden Kaynaklanan Verim Düşüklüğü

Fındık yetiştiriciliğinde üreticilerin iyi bir budama bilgisine sahip olması gerekmektedir. Ülkemizde ocak sistemi yetiştiricilik yapılmaktadır. Sık yaşlı ve verimden düşmüş bahçelerde verimi arttırmak için ocaktaki dal sayıları seyretme yoluyla azaltılmalıdır. Kurumuş, kırılmış, hastalıklı ve zararlılardan etkilenmiş dal ve dalcıklar kesilerek ortamdan uzaklaştırılmalıdır. İyi ve kalıteli bir ürün için ocaktaki dal sayısı  4 – 6  yi geçmemelidir. Ocakta bulunan dallarda meyve dalı oluşturmaya yönelik gerekli müdahaleler yapılmalıdır.  Ocakların iç kısımlarının havalanma ve güneşlenmesi sağlanmalıdır. Ocaktaki dalların birbirlerinin gelişmesine engel olmayacak şekilde düzenli ve dengeli bir taç oluşturması sağlanarak fizyolojik denge kurulmalıdır.

Hastalık ve Zararlılardan Kaynaklanan Verim Düşüklüğü

Fındık yetiştiriciliğinde  verim ve kaliteyi etkileyen en önemli faktörler den biriside hastalık ve zararlılarla mücadeledir. Çiftçilerimiz fındık kurdu haricindeki hastalık ve zararlılar hakkında  yeterli  bilgiye  sahibi değildir.  Fındık kurdunun yaptığı zararlardan sadece birisi delik fındık oluşumudur. Fındık filiz güvesi, kozalak akarı, mayıs böceği, uç kurutan, yeşil kokarca ve son yıllarda oldukça yaygınlaşan koşnil ve dalkıran fındık için en önemli zararlı grubunu oluşturmaktadır. Üreticiler bu zararlılarla mücadele zamanını  iyi ayarlayamamakta erken veya geç davranmaktadırlar. Mücadele ilaçları yeterli dozda ve usulüne uygun olarak kullanılmadığından verimde büyük kayıplar meydana gelmektedir. Zararlılar usulüne uygun kullanılmayan ilaçlara karşı bağışıklık  kazanmaktadırlar.

Ayrıca taban arazilerde ve vadilerde taban suyu yüksek ağır topraklarda yeterince drenaj sağlanamadığından kök çürüklüğü hastalıklarına rastlanmaktadır.

Mevcut Yasalardan  Kaynaklanan Problemler

               Ekonomik İşletme Büyüklüğünün Korunamaması

    problemlerden en önemlisi miras hukukumuzun en olumsuz yanını oluşturan  arazi bölünmeleridir.  Aile işletmesi şeklinde yapılan üreticilikte işletmelerin %80’ine yakını ortalama 13 da ‘lık arazi büyüklüğüne sahiptir.İşletmelerin yetersiz büyüklükte, çok parçalı ve dağınık olması, teknolojik alet ve makine gibi işletme  vasıtalarının kullanımının olmaması, verimin düşmesine ve maliyetin yükselmesine neden olmaktadır. Aile ihtiyaçlarını tam olarak fındıktan sağlayamayan üreticiler  başka alanlara yönelmekte, fındığı ek gelir olarak düşünmektedir. Böylece üretimi artırmak için gerekli olan (gübre ve ilaç gibi girdilere) gereken önemi vermemekte, bunun sonucu olarak ta  bahçelerden istenilen  verim alınamamaktadır.

Dikim Alanlarının  Plansız  Artmasından Kaynaklanan Problemler

fındık üretiminde görülen en önemli problemlerden biriside 2844 sayılı fındık üretiminin planlanması ve dikim alanlarının sınırlandırılması hakkındaki kanuna rağmen fındık üretim alanlarının plansız bir şekilde süratle artmasıdır.

Doğu Karadeniz Bölgesinde maksimum sınırına ulaşan fındık üretim alanları ikinci üretim bölgesi dediğimiz, başta Samsun, Düzce, Sakarya gibi illerde ve özellikle taban arazilerde süratle genişlemektedir.  Fındıktaki destekleme alımlarının etkisi ile ürünün güvencesinden etkilenen üreticiler,daha karlı olabilecek ancak Pazar ve fiyat garantisi olmayan ürünlerin yerine iyi nitelikli arazilerini fındık bahçesi haline dönüştürmektedirler.

 

Tarım Bakanlığı tarafından yürütülen Alternatif Ürün projesine işlevlik kazandırarak başta Samsun, Çarşamba, Terme, Bafra gibi taban arazilerde ülke ekonomisine daha çok katkı sağlayacak ürünlerin yetiştirilmesi teşvik edilmelidir. Yılda  bir milyar dolar ‘ın üzerindeki yağ ve yağlı tohum açığı bulunan ülkemizde bu alanlarda yağ bitkileri üretimi teşvik edilerek fındık üretimi sınırlandırılmalıdır. Denetimsiz ve kontrolsüz saha artışlarının önlenmesi ile birlikte kaliteli fındık üretimi teşvik edilmelidir. Verim ve Kalitesi düşük peryodisite eğilimi yüksek çeşitlerle yapılan üretimden vazgeçilmeli tüketici ülkelerin talebi doğrultusunda uygun çeşitlerle üretim yapılmalıdır. Bu özellikleri taşımayan eski planstasyonlar süratle yenilenmelidir. Alıcı ülkelerin Türk fındığına olan güveni korunmalıdır. Kaliteli fındığa yüksek fiyat uygulanması yapılarak, çeşit bazında kaliteli fındık üretimi teşvik edilmelidir.

 

 

Bütün bu olumsuzluklara rağmen  Karadeniz insanı; Karnını doyurmanın, ailesini geçindirme’nin, toprağına sahip çıkmanın ve onu korumanın yolunu fındık tarımı ile bulmuştur. Bu bölgede  iki milyonu aşkın insan doğrudan veya dolaylı olarak  geçimini fındıktan sağlamaktadır.   Bölge insanı yüksek eğimli sığ toprak yapısına sahip VI. – VII. Sınıf tarım arazisi karakterindeki alanlarda  yılda yaklaşık  350.000 bin ton fındık üretimi gerçekleştirmektedir.  Fındığın kg. fiyatını 3.000.000 Tl. olarak kabul edersek  bu üretimin  bugünün fiyatları ile  karşılığı  2.785.000 ton  buğday üretimine eşdeğer dır.  Bu  ürün  450kg/da   verim ile  ancak 620.000 ha lık  bir alandan alına bilir.   Fındık üreticisi  bu zor koşullarda bile toprağından  en az çukur ova değerinde  yararlanmanın  ve ona sahip çıkmanın yolunu bulmuştur.

FINDIĞIN PAZARLAMA AŞAMASINDAKİ PROBLEMLERİ

Türkiye’de üretilen fındığın % 85-90 gibi büyük bir kısmı ihracata yöneliktir. Türkiye dünya fındık ihracatının % 75, 80 ini elinde bulundurmasına ve kaliteli fındık üretimine karşılık, ihracatta  yeterli  artış sağlayamamakta, stoklar oluşmakta ve ihracat geliri arttırılamamaktadır. Dünya fındık ihracatında Türkiye’nin en önemli rakibi İtalya’dır. Türkiye, İtalya’nın AB üyesi olmasının sağladığı ticaret avantajı, pazara yakın olma ve pazarlama organizasyonu bakımından üstünlüğünü bilerek pazarlama politikasını daha iyi  düzenlemelidir.

Dünya  üretiminin % 70-75’ini karşılayan ve dünyanın en kaliteli fındığını üreten ülkemizin dış pazarlarda fiyatların teşekkülünde etkinliği yok gibi gözüksede  pıyasa fıyatının oluşmasında Türkiye’nin fındık rekoltesi  belirleyici  rol oynamaktadır.  Fakat  fındık ihracatçılarının  dış ülkelerde fiyat yönünden yaptıkları  rekabet hem bu kuruluşlara  hem de ülkemiz ekonomisine zarar vermektedir.

 

Taban fiyatın tespitinde fındığın maliyetinin dikkate alınarak, üreticiye uygun kar sağlaması ve ihracatta güçlükler yaratmaması esas alınmalıdır.

Fındıkta fiyat dalgalanmalarının önlenerek istikrarlı bir yapıya kavuşturulabilmesi  için üretici birlikleri güçlü bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Fiskobirlik tam bir üretici birliği haline getirilerek fındığı üreticiler adına alan, içte ve dışta üreticiler adına pazarlayan bir yapıya kavuşturulmalıdır. Böylece taban fiyat sorunu ortadan kalkacak, Pazar şartları yakından takip edilerek ürün gerçek değerine satılacaktır.

Fiskobirlik yüksek kar ettiği dönemlerde işletme giderleri haricindeki kazançtan ortaklarına kar payı dağıma şansına sahip olacaktır.

 

Asgari ihraç fiyatları tespit edilirken rakip ülkelerin fiyatları, dünya piyasası, dünya fındık üretimi ve ülkelerin tüketim eğilimleri dikkatle izlenmelidir. Asgari ihraç fiyatı en fazla fındık ihraç edebileceğimiz en yüksek fiyat olmalıdır.

Dünya fındık üretimi ve ihracatı yakından takip edilerek fiyatlar özellikle AB Ülkeleri ve ABD ‘li üreticiler için cazip olabilecek yüksek rakamlara ulaşması engellenmelidir.

Fındık İtalatcısı konumundaki Firmalar  fındığın oynayan fiyatları karşısında  Antepfistığı, badem, ceviz ve yerfıstığına kayabilmektedir. Onun için fındığın dış fiyatı dolar bazında sabit ve istikrarlı olmalıdır.

Ülkemizde bugün iki bakanlık ile 20 civarında kamu ve özel sektör kuruluşu fındığa hizmet götürmektedir. Fakat bunlar arasında yeterli işbirliğinin sağlandığı söylenemez.

 

Asgari  ihraç fiyatlarının alıcı ülkelere  zamanında duyurulmalı  ve bunun altında kesinlikle satış yapılmayacağı mesajı verilmelidir.

Fındığın bir gıda maddesi olarak  insan beslenmesindeki rolünü artırmak için  AR-GE çalışmalarına önem verilmelidir.

Son yıllarda Aflatoksin oluşumundan dolayı ihracatta yaşanan sıkıntıların giderilmesi için eğitim çalışmalarıyla üreticiler  bilinçlendirilmeli ve aflatoksin oluşumunu önleyici tedbirler suratle alınmalıdır.

Verim artırıcı tedbirler alınıp, eski plantasyonlar yenilenmelidir.  Olumsuz arazi şartlarından dolayı, mekanize olamayan fındık tarımı, gelecek yıllarda  artan işgücü maliyetleri nedeni ile ekonomik olmayabilir.

 

 

 

 

 

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>